top of page

Rekabetten Korkmam, Rekabetsizlikten Korkarım!

ree

Bir zamanlar hayalim şuydu:


“Keşke pazarda tek olsak. İlk biz olsak… Rakipsiz bir ürünle ortaya çıkıp piyasayı domine etsek. Rahat rahat paramızı kazansak.”


Uzun süre bu hayali kurdum.


Ve sonra o hayal… Gerçek oldu.


Bir gün karşıma, inanılmaz inovatif bir ürünle bir müşteri çıkıverdi.


Başarılı bir girişimciydi, kesenin ağzı sonuna kadar açıktı. Üstüne bir de ortaklık teklif etti:

“Sen bu ürünü pazarla yeter.”


Ürün güçlüydü. İddialıydı. Tek yapılması gereken, doğru insanlara ulaştırmaktı.


“İşte bu!” dedim. “Hayalim gerçek oldu be…”


Geriye sadece piyasayı alt üst etmek kaldı.


Pazar araştırmaları yaptım, stratejiler kurdum, kreatifleri hazırladım.


Gün içinde müşterimle sürekli konuşuyor, birbirimizi gaza getiriyorduk.

“Piyasayı şöyle sallarız, böyle sallarız!”


Her kampanya hazırlığında gözümüzün önünde dolar işaretleri parlıyordu.


Kendimi, David Ogilvy’nin o efsanevi Hathaway gömlek kampanyasını yeniden yazıyormuş gibi hissediyordum.


Ama gözden kaçırdığım kritik bir gerçek vardı…


Talep yoktu.


Evet, ürün inovatifti. Ama insanlar böyle bir ürünün getirdiği çözümü arzulamıyordu ki :)

Önce bu arzuyu yaratmam gerekiyordu.

İşte o an anladım:


Rekabetsiz pazar, her zaman bir nimet değildir.


Bazen, kimsenin farkında olmadığı ya da kimsenin para harcamak istemediği için rekabetsizdir.

Eugene Schwartz’ın dediği gibi:


“Arzuyu yaratamazsın. Yalnızca yönlendirebilirsin.”


O gün öğrendim ki;


Doğru ürün, yanlış zamanda sadece büyük bir hayaldir. Ve şunu kavradım:

Rekabeti bol pazarlar, aslında talebin en güçlü göstergesidir.


Çünkü orada insanlar zaten arayıştadır. Cüzdanları açıktır. Sadece doğru tercihi yapmak için bir işarete ihtiyaçları vardır. Sen o işareti verebildiğinde, sana gelirler.


Lafı uzatmayayım. O inovatif ürünle battık. Ama bir abi, bir dost kazandım.


Ve en önemlisi: Bir bakış açısı kazandım.


Artık rekabetten korkmuyorum. Ne yapmam gerektiğini öğrendim, her gün öğrenmeye de devam ediyorum.


Aksine, rekabetsiz pazarlardan ürküyorum.


Çünkü rekabet varsa, talep vardır.


Talep varsa, para vardır.


Gerisi yalnızca strateji meselesi.


Daha sonra görüşürüz,

Burak.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page